Sosyal Medya’da Gözetim: Anne Penetrasyonu

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedinmail

“Facebook yeterince doymadı mı?” diye düşünedurun, benim senelerdir, her ay hiç değişmeyen bir ritüelim var: Arkadaş ekleme seansları.

Olay şu şekilde gelişiyor. Bütün bir ay boyunca bir şekilde arkadaşlık teklifi aldığım kişileri oturup bir gecede gözden geçiriyorum. Araya biraz zaman koyarak, dijital arkadaşlığımızın boyutunu nadasa bırakmak suretiyle daha iyi algılayabiliyorum. Bazı isimleri hiç hatırlamıyorum; dolayısıyla arkadaş olmadığımıza da kanaat getiriyorum. Tane tane herkesi oluşturduğum listelere atıyorum ve hayat mutlu mesut bir şekilde devam ediyor.

anneler

Geçtiğimiz gün de benzer bir şekilde ayıklama yaparken listenin sonunda annemi gördüm. Annem aslında uzunca bir süredir orada. Her ay da aynı değerlendirmeden geçiyor: Confirm / Stall

Anlaşılan o ki kendimi henüz dijital anneme hazır hissetmiyorum. Hayırsız değilim! Sebeplerim var…

X kuşağının dip kazıntısı olarak, kendi mamülümüz olan Z jenerasyonuna geçişin babalığını yaşadığım şu günlerde, bana benzer arkadaşlarımın anneleri ile olan Facebook muhabbetleri gerçekten anlatılmaz yaşanır cinsten. Ama gerçek şu ki bu aksiyonların çoğu gerçekten çok naif.

Anne-para-at-cips-gibi-bişey-alcam

80leri ve 90ları yaşayanlar çok net hatırlayacaklardır. Mahalle kavramı vardı. 3-5 tane bina bir araya geldiğinde bir mahalle oluyordu ve çocukluk buradaki binaların arasında oynayarak geçiyordu. Camlardan sarkan anneler çocuklarına bakıyorlardı. Camdan cama sohbet çok sık rastlanılan bir şeydi. Şimdilerde bu alt kültür gitgide yok oldu. Rastlamak için belirli semtlere gitmek lazım.

Statusüne oğlunun ismini girip tagleyerek aramaya yapmaya çalışan anne, mahallede pencereden bağırır bir pozisyonda buluyor kendini. Farkında mı? Değil! E cevap da gecikmiyor tabi ki: Efendim anne?

Bu müthiş bir kültür geçişi kanımca. Yani her yanıyla insanı gülümsetiyor ama bir o kadar da garip. Bunu düşündüğüm şu anda bile suratımda bir sırıtma ifadesi var:)

teyzemler

Tabi ki aksiyonlar bununla sınırlı değil. Her paylaşılan fotoğrafın, videonun, metnin altında mutlaka bir annenin yorumu var. İlgili ilgisiz konuyu penetre ediyor anne. Bazen akıl veriyor, bazen durumu kontrol ediyor… En kötü ihtimalle de “seni çok seviyorum yavrum” yazıyor. Gurur duyduğunu söylemeyi de ihmal etmiyor tabi ki. Arada da serzeniş olmuyor değil.

Genç adam bir caps paylaşmış “Sınav zamanı ruh halim (temsili)” demiş, Mahmut Tuncer’i vermiş. Altında annenin yorumu: “Neyin var oğlum, hasta mısın?” “Gel de anlat şimdi” durumu oluşuyor haliyle.

Yorum yaptıkları başlıkların altına bakıyorum, genellikle “nokta” niteliğinde annenin sözü. Bir şekilde muhabbet orada duruveriyor. Anne paylaşımı penetre ettiği anda herkes elini ayağını inceden çekiyor ve sıfır birlerin arasına usulca karışıyor. Anne de bir anda yalnız kalıveriyor ortalıkta. Peki onlara biraz haksızlık yapıyor olabilir miyiz?

Aslında motivasyon belli. Anne çocuğunun yaşamından ayrılmak istemiyor. Bunun psikolojisi konusunda yorum yapmayacağım. “Neyse odur” kıvamında tutalım konuyu. Dijital okuryazarlığı çocuğuyla daha fazla vakit geçirebilmek için geliştirmeye çalıştığı için anneleri aslında tebrik etmek lazım.

anne-tag

Özünde anne, hakkına düşeni istiyor. Sosyal hayatınızdan bir parça istiyor. Mutlu, mutsuz, iyi, kötü… O anda yanınızda bulunmak istiyor. Sadece bunu yaparken sizi birazcık sıkabiliyor. Bunu özel hayat ihlali gibi algılamamak lazım. Gözetim var mı? Var. Katılım var mı? O da var. İhlal var mı? Şaibeli. Bu tamamıyla sizin pozisyonunuzla alakalı.

Hoşlanalım, hoşlanmayalım anne, dijitalde de anne. Hem de her yönüyle. Kişisel olarak annemin dijital varlığına henüz hazır olmasam da alakasız yorumları ile günlük enerjime anlık taklalar attırma potansiyeline sahip olan kaç kişi var ki hayatımda? Değerini bilmek lazım belki de…

Tüm annelerimizin klavyelere dokunan ellerinden öperim.

Facebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluspinterestlinkedinmail

Düşünür, taşınır, koşturur, uyumayı sevmez...

İlk yorumu siz yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir